İzolasyon Editoru
Arkadaşlar sitemize izolasyon yalıtım mebran membran konularında bilgili editorler alınacaktır, emeklerinin karşılığında diledikleri sitelerinin reklamı sitemizde ücretsiz olarak gerçekleşecektir.
irtibat için info[@]izolasyoncu.info mail atmaları rica olunur.
ÇATI İZOLASYONU
Rufoline.S alaturka kiremitler için geliştirilen, özel profilli bir kiremit altı su yalıtım levhasıdır. Geleneksel çatılarda olduğu kadar modern mimaride de geniş bir kullanım alanına sahip olan alaturka kiremitler, Rufoline.S kiremit altı levhasıyla bütünleşirler. Rufoline.S, orta boy alaturka kiremitlerle tam uyumludur. Bu kapsamda, Onduline Avrasya’nın ürettiği üstün kaliteli Alaturka kiremitleri de Rufoline.S’in sağladığı tüm avantajların en iyi tamamlayıcısıdır.
Alaturka çatılar için de esas olan havalandırma 87 cm2/ m oluk altı boşluğuna sahip Rufoline.S levhalarıyla en iyi şekilde sağlanır. İyi havalandırılan bir çatı, sıcak hava şartlarında da ısı yalıtımı açısından çok yararlıdır.
Rufoline.S alaturka kiremitler için geliştirilen özel profili ile alt kiremitleri üç noktadan destekler. Kiremitler, üzerine basıldığında oynamazlar, kırılmaya karşı bir kat daha iyi korunurlar. Ayrıca Rufoline.S’le kiremit araları şaşmaz biçimde eşitlenir. İstenildiğinde kiremitleri bağlamak mümkündür, üstelik bağ telini tespit ederken su geçimsizliğine hiçbir zarar verilmez. Rufoline.S dik çatılarda da alaturka kiremit kullanılmasına imkan sağlar.
Rufoline.S aralıklı döşenmiş tahtalar üzerine kaplanabilen bir kiremit altı su yalıtım malzemesidir. Kaplama tahtası maliyetinden %70’in üstünde tasarruf ettiren bu uygulama şekli, alaturka kiremitlerin bini kayıplarını da en aza indirir.
Avantajları
• Her tip çatıya kolayca uyum sağlar. Başka malzemelerle kaplanması çok zor, hatta imkansız olan karmaşık çatı formlarına, kubbe, tonoz gibi eğrisel yüzeylere adapte edilebilir.
• Parçalı dokusu ve çekici renkleri ile estetiktir. Kolay ve hızlı uygulanır.
• Su geçirmez, parçalı ve esnek yapısı sıcaklık farklarında çatlamayı önler, uzun ömürlüdür.
• Üzerinde rahatça yürünebilir.
• Mahya, eğik dere, duvar-baca dibi gibi detaylarda farklı malzeme gerektirmez, çatı görünümü tek bir malzemeyle tamamlanır.
• Yaklaşık 10 kg/m2 ağırlığıyla hafif bir malzemedir, çatı konstrüksiyonuna çok az yük verir.
Düz ve az eğimli çatıların, terasların, ıslak hacim döşemelerinin, temel, bodrum, havuz gibi yer altı bölümlerinin, katlı otopark, karayolu köprüsü gibi özel mühendislik yapılarının su yalıtımı için geliştirilmiş modifiye bitüm esaslı membran tipi malzemeleri, bunların aksesuarlarını ve uygulama yöntemlerini içerir
ISI İZOLASYONU
Isı yalıtımı, farklı sıcaklıktaki iki ortam arasındaki ısı transferini azaltmak için yapılan işlemdir. Bunu sağlayan malzemelere de ısı yalıtım malzemesi adı verilir. Bu malzemelerin en temel özelliği ısı iletim katsayısıdır. ISO ve CEN Standartlarına göre ısı iletim kat sayısı 0,065 W/mK değerinden küçük olan malzemeler ısı yalıtım malzemesi olarak tanımlanır. Isı yalıtım amacıyla yaygın olarak, Camyünü ve Taşyünü gibi mineral esaslı, XPS (ekstrüde köpük) ve EPS (ekspande köpük) gibi polistren esaslı, poliüretan esaslı sentetik köpükler, polietilen ve elastomerik kauçuk köpükler kullanılmaktadır. Isı yalıtımı yapılarda (çatılarda-dış duvarlarda-döşemelerde), tesisat (ısıtma-havalandırma) ve endüstriyel yapılarda uygulanmaktadır.
EPDM MEBRAN NEDİR ?
EPDM, rafineri ürünü olan Etilen ve Propilen maddelerinden üretilmiş sentetik kauçuktur. Doğal kauçuğun özellikleri (yüksek elastikiyet, genleşme, çekme mukavemeti, soğuğa karşı direnç) pratik olarak değiştirilemezken, sentetik kauçukta kimyagerin, kauçuğun hammaddelerini ve moleküler yapısını, yani Polimerin yapı tarzını, etkileyerek/değiştirerek, kauçuğu istenilen kullanım yeri ve gereksinimlerine göre üretebilme imkânı mevcuttur. Kauçuk ürünler arasında EPDM Kauçuğun diğerlerine nazaran en belirgin özelliği, oluşabilecek yüksek ısı değişimlerinde bile, elastikiyetini, çekme direnci ve kopma esnemesini muhafaza etmesi; değişik hava koşullarına, güneş ışınlarına ve ozona, asit ve çözeltilere karşı dayanıklılığıdır.
EPDM- bakım gerektirmez ve dayanıklılığı kanıtlanmış bir malzeme olup epdm ile yapılan düz çatı izolasyonu, Orta Avrupa’da 25 yıldır başarı ile uygulanmaktadır. 25 sendedir kesin su sızdırmazlığı sağlanan bu yapılarda kullanılmış olan EPDM Membrandan alınan örnek üzerinde yapılan testlerde, numunenin halen ilgili Avrupa malzeme normunda (DIN 7864) istenen değerlere ulaştığı görülmüştür. Dolayısıyla 25 senedir, hiçbir bakım yapılmadan sızdırmazlık sağlanan bu yapılarda bir 25 sene daha sızdırmazlık sağlanabileceği kabul edilebilir.
EPDM- Doğa dostudur
EPDM membran çevre dostu bir malzemedir.Çürümez ve kendiliğinden zararlı maddeler üretmez. Yangın durumunda bile doğa ve çevreyi kirleten önemli zararlar vermez ve dioksit dahi üretmez. Uzun ömürlü bir ürün olması ve yenilenme gereksinimine ihtiyaç duymaması sebebiylede EPDM doğa-dostu bir malzemedir. Ömürlük kullanımından dolayı genelde doğaya çöp olarak dönmez; zaten çöpe atılmayacak kadar değerli bir malzemedir çünkü kurum içeren kauçuğun yüksek ısı değerinin olması sanayi de tekrardan enerji üretimi için uygun bir yakıt olmasını sağlamaktadır
BTM POLPAN MEBRAN
BTM Mebran ürünlerinde APP katkılı bitüm,
örtülerin sıcak, ılıman ve orta soğuk iklimlerde yüksek performansla
uygulanmasını sağlar. Ürünler; 2, 3 ve 4 mm kalınlıkta, polyester keçe
yada cam tülü taşıyıcılı, çift tarafı polietilen folyo yada üst yüzeyi
mineral kaplı olarak üretilir. 2 mm kalınlıkta üretilen örtüler 1m x 15m
ebatlarında, 3-4 mm kalınlığındaki örtüler ise 1m x 10 m ebatlarında
üretilmektedir. Viyadükler ve köprüler için üretilen PP4000V
tipi örtülerde üst yüzündeki ince kum kaplama, aşınma tabakası
ile örtü arasındaki aderansı arttırır ve üstüne serilecek olan asfalt
tabakasının uygulama ısısını arttırarak sistem
performansını artırır.
Yapılarda Su Yalıtımının Önemi
Yapının su etkilerine karşı korunması, içinde yaşayanlara sağlıklı ve
konforlu bir ortam sunarken, yapının ömrünün de uzamasını sağlar.
o:preferrelative="t" o:spt="75" coordsize="21600,21600">
Su yalıtımı,
betonarme yapılarda betonun içine su girmesini ve donatı korozyonunu
önler. Yapı içinde kullanılan her türlü yapı malzemesini (sıva, boya,
parke, vs.) suya ve neme karşı korur.
İyi
bir su yalıtım malzemesinde ne gibi özellikler aranmalıdır?
o:preferrelative="t" o:spt="75" coordsize="21600,21600">
style="MARGIN-TOP: -177.7pt; Z-INDEX: 1; MARGIN-LEFT: -20.15pt; WIDTH: 150pt; POSITION: absolute; HEIGHT: 158.25pt"
alt="" type="#_x0000_t75" o:allowoverlap="f">
-
Uzun ömürlü olmalıdır.
-
Uygulaması kolay ve hızlı olmalıdır.
-
Süreklilik arz etmeli ve kalınlığı kesitin her
noktasında aynı olmalıdır. -
Kimyasallardan etkilenmemelidir.
-
UV ışınlarından etkilenmemelidir.
-
Esnek ve dayanıklı olmalıdır. -
Hem uygulama sırasında hem de kullanım boyunca
çevreye ve canlılara zarar vermemelidir.
BTM su yalıtım membranlarının ortak özellikleri:
-
Her iklim koşuluna göre tasarlanmış ürünler
mevcuttur. -
Farklı yüklere maruz kalacak bölümler için
farklı mukavemet ve esneklikte ürünler bulunmaktadır. -
Köprü viyadük gibi yapılara uygun membranlar
olduğu gibi, bahçe teraslar için özel olarak geliştirilmiş bitki
köklerine dayanıklı ürünler de mevcuttur.
Membran uygulamaları, ürün cinsine göre şalümo
ve/veya sıcak asfalt uygulamalıdır.
Referanslarımız bölümünden mebran
uygulamalarımızı görebilir, bilgi alabilirsiniz..
SHINGLE
Shingle,fibrocam taşıyıcı kullanılarak, okside
bitümden imal edilir. BTM Shingle, Yonca, Yaprak ve Petek olarak 3
farklı formda imal edilir.
Hafiftir,
BTM Shingle hafif çatı sistemidir, yapınıza ve başınıza yük olmaz.
Dekoratiftir, 3 ayrı modeli, 6 renk seçeneği ile yapınıza çağdaş
bir görünüm kazandırır.
Kolay Uygulanır, Eski veya yeni çatılarda süratle
uygulanır,zamandan kazandırır.
Esnektir, Mahya, baca dibi, oluk, gizli dere detaylarında
süreklilik ve çözüm kolaylığı sağlar.
Uzun ömürlüdür, Kırılmaz, uçmaz, üzerinde gezilebilir.
Membran Teknolojisi
Katı-sıvı, katı-gaz, sıvı-sıvı ve sıvı–gaz ayırımlarının gerçekleştirilebildiği bu teknik
tıp, ilaç, kimya, gıda ve tekstil endüstrisinde yaygın olarak kullanılmaktadır.
Gıda Sanayindeki kullanım alanlarına suların saflaştırılması, meyve suyu ve süt ürünlerinin konsantre edilmesi,
protein çözeltilerinin geri kazanılması ve saflaştırılması vb. işlemler örnek olarak verilebilir.
İşlem Parametreleri
membranın tipi ve yapısal özellikleri
sıcaklık,
Basınç farkı,
beslemenin akış hızı ve fiziksel özellikleri (vizkozite, yoğunluk)
membran ayırma işleminin performansını etkileyen önemli işlem parametreleridir.
Membran Çeşitleri
Gözenekli Membranlar
İzotropik
Anizotropik
Kompozit İnce Film Membranlar
Gözeneksiz Yoğun Membranlar
Destekli Sıvı Membranlar
Sıvı Doldurulmuş Gözenekler
Polimer Matriks
Membran Degumming
Membran degumming işlemi yağların çözgenle seyreltilerek ya da çözgensiz olarak
gözenekli (porous) veya
gözeneksiz (non-porous)
olmak üzere iki tip membran kullanılarak gerçekleştirilmektedir.
Membran Deasidifikasyon
NF Membranlarında Çözgen kullanılarak gerçekleştirilen çalışmalar
Membran ayırma teknolojisi basınç farkı, konsantrasyon garadyanı ve elektiriksel yük farkı gibi sürükleme kuvvetlerinin etkisiyle karışım halindeki bileşenlerin yarı geçirgen bariyerler kullanılarak birbirlerinden ayrılması olarak tanımlanmaktadır.
Membran ayırma işlemlerinde membrandan geçen bileşenlerin geçiş hızlarının membran tarafından kontrol edilebilmesi ayırma işleminin etkinliği açısından önemli önemli bir noktadır.
Şematik olarak
Basınç farkına dayalı ayırımın sağlandığı membran işlemleri, ayrılacak olan bileşenin moleküler ağırlığına veya boyutuna bağlı olarak
ters ozmoz (RO),
nanofiltrasyon (NF),
ultrafiltrasyon (UF) ve
mikrofiltrasyon (MF) olarak sınıflandırılmaktadır.
Su yalıtımı yapılmadığı sürece depreme hazır değiliz.
Türkiye’nin gündemini son haftalarda en fazla meşgul eden konulardan biri yine deprem oldu. Marmara Bölgesi, 20 ve 24 Ekim tarihlerinde, önce merkez üssü Manyas ve daha sonra Gemlik Körfezi olan 5.2 büyüklüğündeki iki depremle sarsıldı. “Şiddetlice” sınıfına giren ve İstanbul’da da hissedilen depremlerin ardından, 17 Ağustos depreminden sonra tetiklenen tartışmalar yeniden alevlendi.
Uzmanlar arasında da henüz fikir birliğine varılamamasına rağmen, yaygın görüş meydana gelen depremlerin büyük Marmara depreminin öncüsü olmasa da ayak sesleri olduğu.
Türkiye, bundan yedi yıl önce 17 Ağustos gecesi yaşanan deprem felaketi ile büyük yaralar aldı. Afet İşleri Genel Müdürlüğü’nün verilerine göre; 17 bin 480 kişinin yaşamını yitirdiği, yaklaşık 44 bin kişinin yaralandığı deprem, ekonomide de dev bir hasara yol açtı. Deprem dolaylı etkileri ile birlikte yedi yılda Türkiye’ye 8.5 milyar dolara mâl oldu. Ancak “tüm bu yaşananlardan ne kadar ders aldık” sorusunu sorduğumuzda, ne yazık ki alacağımız yanıt bir sonraki depremde çok daha az kayıp olacağının kanıtı olamıyor.
Dünyanın en büyük deprem felaketlerinden biri olan 17 Ağustos Marmara depreminden sonra yeni inşa edilen binaların, depreme karşı daha dayanıklı olması için bazı önlemler alındı. Peki ya mevcut binalar… 2005 yılında 11 ilçede hayata geçirilen, İstanbul Afet ve Kentsel Dönüşüm Projesi’ne göre, beklenen depremde yıkılması muhtemel 26 bin 71 bina bulunuyor. Ancak “Tespit edilen bu binaların yıkımına başlandı mı?”, “Halkı bilgilendirmek için gerekli çalışmalar yapıldı mı?” gibi sorular şimdilik yanıtsız kalıyor.
Depreme karşı alınması gereken önlemler içerisindeki en önemli konulardan birinin su yalıtımı olduğu da hâlâ göz ardı edilmeye devam ediliyor. Oysa su yalıtımı sayesinde binalar hem yağışın hem de zemin suyu ve rutubetin zararlı etkilerinden korunabiliyor. Binalarımıza nüfuz eden su, yapımızın taşıyıcı kısımlarında yer alan demirlerin paslanmasına ve taşıma kapasitesinin düşmesine yol açıyor. Su, betonun çürümesine ve çatlamasına neden oluyor. Su yalıtımı ile yapı, başlangıç aşamasında tasarlandığı taşıma kapasitesini zamanla kaybetmiyor. Su yalıtımı yapılmış bu uzun ömürlü ve dayanıklı yapılar sayesinde depremlerde can ve mal kaybının azalması sağlanıyor.
Deprem hasarı açısından dünya dördüncüsü olan Türkiye, deprem sıklığı bakımından da dünyada 6. sırada yer alıyor. Oysa bina maliyetinin sadece yüzde 3’ü tutarındaki su yalıtımı uygulaması ile depremin yıkıcı etkilerini en aza indirmek ve uzun ömürlü, dayanıklı binalarda güvenle oturmak mümkün. Ayrıca su yalıtımı uygulaması inşaat süresini sadece birkaç gün uzatıyor. Halen kullanılan binalarda gerçekleştirilecek su yalıtımı da uygulama yöntemine göre birkaç gün gibi kısa bir sürede bitiriliyor.
Uzmanlar ise İstanbul’da beklenen 7.5 büyüklüğündeki deprem sonucunda 70 bin ölü, 120 bin ağır yaralı olacağını, 50 bin binanın ağır hasara uğrayacağını ve 30 milyar dolar ekonomik kayıp olacağını belirtiyor. Ancak su yalıtımı da dâhil olmak üzere gerekli önlemlerin alınmıyor olması nedeniyle, Marmara’nın olası bir deprem felaketi ile nasıl başa çıkacağı akıllarda soru işareti olarak kalıyor.
Su yalıtımının sağladığı yarar, maliyetten daha önemlidir.
Ülkemizde, yaşanan depremler sonrası güvenli konut arayışı artmıştır. Binalar genellikle betonarme yapı tasarım ve imalatı ile yapılmaktadır. Bundan dolayı beton en önemli inşaat malzemesinden biridir. Bir diğeri ise beton içerisine konan demirdir. İki malzemenin birleşmesi ile binalarda taşıyıcı sistemleri oluşturan ve bina güvenliğinin temelini teşkil eden betonarme oluşur. Betonarmeye nüfuz eden su ve oluşan nem, içerideki demirlerin paslanmasına ve taşıma kapasitesinin düşmesine yol açar. Su, betonun içerisindeki demirin korozyonuna (paslanmasına) neden olur. Korozyona uğramış demir mukavemetini kaybeder.
Bunun yanında, korozyon sonunda oluşan pas, demire göre hacmi fazla olacağından beton içerisinde gerilme meydana getirecek ve bu gerilme sonunda betonda çatlamalar meydana gelecektir.
Böyle durumda betonarmenin taşıyıcı özelliği azalacak ve bina güvenliğinde önemli zaaflar oluşacaktır. Binalarda böyle durumların oluşmasını önlemek için su yalıtımı yapılır. Binalarda su yalıtımı, suyun girebileceği alanlara yapılır. Bunlar; temeller, su ve toprak ile temas eden duvarlar, bodrum katlar, balkonlar, çatılar, banyo, lavabo, wc gibi ıslak hacimlerdir.
Yalıtım, iç ve dış etkenlerin bina üzerindeki zararlı etkilerini önleyerek binanın sağlam ve güvenli kalmasını sağlar, ömrünü uzatır. Günümüzde ekonomik bir yatırım olarak ele alınan yapıların değerini koruması, ancak yalıtım uygulamaları ile mümkün olabilir. Su yalıtımı sayesinde taşıyıcı sistem ve yapı korunur. Konfor sağlanır, bakım masrafları azaltılır.
İnsan hayatı düşünüldüğünde konforlu bir ortamda sağlıklı bir ömür sürmek son derece önemlidir. Bunun yanında yapılan yatırımların değer kazanarak geri dönüşü de yatırım yapmanın temel beklentisidir. Tüm bunlar değerlendirildiğinde özellikle inşaat başlangıcında yapılacak yalıtım uygulamalarının faydası, maliyetinden çok daha önemlidir
Yalıtım mevsimi geldi
BAHAR MEVSİMİ GELDİ!
SİZ HÂLA YALITIM YAPTIRMADINIZ MI?
Baharın tüm güzelliği ile evlerimize girdiği bu günlerde, kış ayları boyunca rahatımızı kaçıran yüklü yakıt faturalarından kurtulacağımız düşüncesi hepimizi sevindiriyor. Şimdi ise gelecek sene tüm bu sıkıntıları tekrar yaşamamak için yalıtım yaptırmak için en uygun zaman.
Evlerinde ısı yalıtımı olmayanlar kış ayları boyunca her ay en az yüzde 50 daha fazla yakıt faturası ödediklerini unutmamalı, şimdiden bir sonraki kış mevsimini düşünerek önlem almalı.
Aşırı sıcaklara yalıtım engeli…
Bahar aylarında yaptıracağımız ısı yalıtımı ile yaz mevsiminde evlerimiz aşırı sıcaklardan da korunuyor. Standartlara göre tasarlanan ve yapılan ısı yalıtım uygulamaları ile klima kullanımı sonucu ortaya çıkan enerji sarfiyatları önemli miktarlarda azaltılıyor. Böylece iklim değişikliği ve küresel ısınma nedeniyle son yıllarda yaz aylarında daha da fazla kullanmaya başladığımız klimalar ve beraberinde getirdiği elektrik enerjisi tüketimindeki ciddi artışın cebimizi yakmasının önüne geçilmiş oluyor.
Isı yalıtımı, hem çoğunu ithal etiğimiz enerji için ülkemizin ödemek zorunda kaldığı maliyetleri hem de cebimizden çıkan ısıtma ve soğutma amaçlı harcanan miktarı azaltmak için alınabilecek en etkili önlemlerin başında geliyor.
Bahar ve yaz ayları en ideal zaman…
Isı yalıtım uygulamalarında bahar ve yaz ayları en uygun dönemler olarak karşımıza çıkıyor. Kış aylarından çıkılıp yenilenme ve tadilat işlerinin yapılabileceği bu dönemde dış cephe uygulamaları rahatlıkla yapılabiliyor. Isı Su Ses ve Yangın Yalıtımcıları Derneği Başkanı Sedat Arıman; baharla birlikte tüketicilerin evlerinde, işyerlerinde, binalarında mutlaka yalıtımla ilgili önlemleri almaları gerektiğine değinerek: “Binanız mutlaka uzmanlarca incelenmeli ve sorununuzun çözümüne yönelik olarak yapılacak yalıtım uygulamaları, konusunda bilgi birikimi olan yalıtım firmalarınca uygulanmalıdır.” diyor.
İZOMAX Basın bülteni – Şubat 2008
İZOMAX Basın bülteni – Şubat 2008İZOMAKS YALITIM VE ENDÜSTRİ SAN.TİC.A.Ş., 7500 m² alan üzerinde kurulu bir tesistir. Bu tesis, uluslararası sınaî mülkiyet hakları kendisine ait olan PVC taşıyıcılı bitümlü membranın yanı sıra, polyester keçe ve cam tülü taşıyıcılı, mineral taşlı ve alüminyum folyo kaplı bitümlü membranlar da üretebilmektedir. Bitümlü membran dünyasında bir devrim niteliği taşıyan İzomax PVC, tamamen İzomaks Yalıtım A.Ş. bünyesinde geliştirilmiş, dünyada ve Türkiye’de ilk olma niteliğini taşıyan bir üründür. Bu anlamda İZOMAKS A.Ş. kendi taşıyıcısını üreten ender tesislerden biridir. TSE standartlarında üretim yapmakta olan fabrika, kalibre ve akredite edilmiş laboratuarında bir yandan ürettiklerini sürekli test ederken, bir yandan da Ar-Ge laboratuarında ürünlerini geliştirmektedir. İzomaks Yalıtım A.Ş., bünyesindeki makineleri kendi mühendis ve uzman kadrosuyla üretmiş ve patentlemiş olan dünyadaki sayılı fabrikalardan biridir. Bu tesis bir ana ve dört ara bilgisayar ile kontrol edilmekte olup, ürün soğutma aşamasında diğer tesislerde uygulanan soğuk suyla temas yöntemini tamamen iptal ederek, uygulama sırasında yaşanan zorlukları da ortadan kaldırmıştır. Bitümlü su yalıtım örtülerinde bir çığır açan İzomax PVC, getirdiği avantajlar sayesinde pek çok soruna birden çözüm olmuştur. İzomax PVC taşıyıcılı bitümlü membranın, arada saklı PVC tabakası sayesinde, çok yüksek ve düşük ısılara dayanıklı bir yapısı vardır. Ürün hem yüzeye hem de birbirine gelişmiş bitüm tabakasıyla yapışmakta, PVC taşıyıcısı sayesinde de çok uzun ömürlü su izolasyonu sağlamaktadır. İzomax PVC’nin bitüm tabakası, -20o/-30o ‘a kadar soğuğa dayanabilmekte, ondan daha düşük ısılarda bitüm tabaka kırıldıktan sonra dahi, hem PVC taşıyıcıdan kopmamakta hem de düşük ısıdan etkilenmeyerek izolasyona devam etmektedir. TSE standartlarının -20o, Türkiye’deki akredite sınırının -30o olduğu bilinmekle beraber, İzomaks Yalıtım A.Ş., İzomax PVC’yi özel yaptırılan -40o/-50o derece soğutucularda test etmektedir. Bu testlerin elde edilmiş sonuçları İzomax PVC’nin kusursuzluğunu onaylamaktadır. Hem çekme-kopma kuvveti hem de elastikiyeti standartların çok üzerinde olan bu ürünün uygulama hataları ile delinmesi veya yırtılması çok zordur. Çok yüksek ısıda bitüm tabaka yumuşasa dahi PVC taşıyıcıdan ayrışmamaktadır. İzomax PVC’nin herhangi bir yüzeye çivi ile çakılarak uygulanmasında, ortasındaki PVC tabaka conta vazifesi görmektedir. Başka hiçbir taşıyıcı ile yapılan membranda bu özellik yoktur. İzomax PVC Taşıyıcılı Bitümlü Membran, Pvc’nin ve asfaltın izolasyon özelliklerini bir arada sunan benzersiz bir üründür. Her iki maddenin tüm avantajlarını ortaya çıkaran ve muhtemel olumsuzlukları ortadan kaldıran bir özelliğe sahiptir. |

